MAKALE DETAYI
 Dr.Fatma Sultan KILIÇ

Madde Bağımlılığı ve Suistimali

    İlaçların tedavi dışında kullanılması ve özellikle bir hekime danışmadan kişinin kendi isteği  ile veya arkadaş önerileri ile ilaç kullanılması olayı tıbbi olmayan ilaç kullanılışı veya ilaç suistimali olarak adlandırılır. Oysa yanlış ilaç kullanımı (ilacın gerektiği gibi kullanılmaması) ile ilaç suistimali (ilacın kötüye kullanılması) tamamen farklı konulardır. Bağımlılık yapan kimyasal etkenlerin hepsi ilaç olmadığından günümüzde ilaç bağımlılığı yerine madde bağımlılığı terimi tercih edilmektedir.

    BAĞIMLILIK, çoğunlukla  ilacın tıbbi olarak kullanılışı sonucu değil, başından beri suistimal şeklinde kullanılması sonucu gelişir. Kişide bağımlılık yapma potansiyeli yüksek olan ilaçların çoğu tıpta çeşitli hastalıkların tedavisinde de kontrollü olarak da kullanılırlar. Ancak tedavi dışında kişinin kendi isteği ile veya istemeden (kötü niyetli kişilerin sigara veya alkollerine katması sonucu) bu tür maddelerin ağına takılabilirler. Öyleyse tütün ve alkol kullanan kişiler çok daha fazla risk altındadır.

    Bağımlılık yapan ilaçların önemli ortak özellikleri pekiştirici ilaçlar olmalarıdır. İnsanlarda pekiştiricilik, keyif artması, ağrı veya sıkıntının ortadan kalkması veya algılama değişiklikleri şeklinde olabilir. Bunlar pozitif pekiştiriciler' dir. İlaç kullanmayı sürdürmede rol oynayan pekiştirinin negatif şekli de vardır. Bağımlılık yapan ilacı kesmenin veya o ilacı bulamamanın keyifte oluşturacağı azalma, bağımlı bir kişi için olumsuz bir durumdur. Bağımlı kişi bu duruma düşmemek için ilacı almaya devam eder. Bu bir negatif pekiştiri olayıdır. Bunun için parasını, malını, hatta zamanını sonuna kadar tüketirler. İstenilen etkinin oluşması için sürekli doz artımına gitmek zorunda kalırlar. Bu ise tolerans olarak tanımlanır. Alkol, sigara ve madde bağımlılıkları için fiziksel ve psikolojik bağımlılık tanımları vardır. İlaca karşı bağımlılık bazen sadece psişik olabildiği halde, özel bazı durumlar dışında fiziksel bağımlılık tek başına gelişmez.

  PSİŞİK (PSİKOLOJİK) BAĞIMLILIK; ilacın pozitif pekiştiri yapmasına bağlıdır. Kendini ilacı almaya devam etme arzusu ile belli eder. Bu arzu ilaca karşı psişik özlemdir. Kişide o ilacı almak için önüne geçilmesi güç ve olanaksız bir istek oluşmuştur. Psişik bağımlılığın derecesi ilaç gruplarına ve kişiye göre değişkenlik gösterir. Bütün madde bağımlılığında vardır. İrade zayıflığı özellikle dikkati çekmektedir

  FİZİKSEL (FİZYOLOJİK) BAĞIMLILIK; psişik bağımlılıktan ayrı ve çoğunlukla ondan bağımsız bir olaydır. Fiziksel bağımlılık, ilacın kısa veya uzun süre vücutta bulunması sonucu beyinde onun etkilediği nöronlardaki reseptörlerde oluşan fizyolojik değişmelere bağlıdır. Hücresel düzeyde bir adaptasyon vardır. Bu nedenle, ilacın kesilmesi durumunda bağımlı kişide derhal yoksunluk (kesilme) sendromu denilen ve kendisini psişik ve somatik nitelikteki belirtilerle gösteren belirli bir süre devam eden hastalık hali ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bulgular, beyinde genellikle ilacın etkilerine göre ters yönde olan değişmeleri yansıtır. Bu da bağımlıda hiç istenmeyen bir durumdur.

BAĞIMLILIK GELİŞME DÖNEMLERİ

1. İLK BELİRTİLER DÖNEMİ

* İradenin zayıflaması

* Farklı gruplara girmek

* Sürekli bu maddeleri düşünmek

* Ruhsal denetimin azalması

* Cinsel isteksizlik

2. ASIL BOZUKLUK DÖNEMİ

* Çevreye uyumun bozulması

 *Aşağılanma duygusu, pişmanlık

 *Çevreye ilginin azalması

*Cinsel sorunlar

*Unutkanlık

*Beslenme sorunları

*Gelir yolları arama; satıcı olma, hırsızlık yapmak hatta cinayet işleme vs..

* İradenin kaybolması 

3. ÇÖKÜNTÜ  DÖNEMİ

* Ruhsal çöküntü

* Bedensel çöküntü

*Düşünme bozuklukları

* Toplumsal değerlerin kaybolması

* Toplumdan kaçma

* İntihar girişimi

ZARARLI ALIŞKANLIKLARA BAŞLAMA NEDENLERİ

* Kaygı, sıkıntı, korku

* Arkadaş, akraba veya tanıdık biri

* Taklit, özenti, merak etme

* Keyif duyma

* Sınırsız özerklik

* Baskı

*Büyüklerle zıtlaşma

* Kendine güvensizlik

KİMLER DAHA ÇOK MADDE KULLANIYOR ?

*Erkekler

*Genellikle yoksul kesim

* Kişilik bozukluğu olanlar

*Aile ilişkileri bozuk olanlar

*Okulda ve işinde başarısız olanlar

*Sigara ve alkol kullananlar

   Yukarıda görüldüğü gibi, iletişim eksikliği olan, sigara, alkol kullanan  özelliklede 15-25 yaş gençlerimiz hedef durumundadır. Ancak yapılan çalışmalara göre de bu zararlı alışkanlıklara başlama yaşı 11 yaşa kadar inmiştir. Okulda, işte ve sosyal yaşamda başarısız olan,  aşırı ilgili veya hiç ilgilenmeyen aile çoçuklarında da maddeye yönelim artmaktadır. Son yıllarda gençlerimize yönelik kafe, bar gibi yerlerin artması, medyanın direk olmasada indirek olarak özendirmesi, ülkelerarası giriş çıkışların kolaylaşması gibi durumlarda bu maddeleri kullanımın artmasında önemli bir etkendir. Madde kullanımda artış nedenleri aşağıdaki tabloda daha ayrıntılı olarak verilmiştir

MADDE KULLANIMIN ARTIŞ NEDENLERİ

* Kültürel bozulma, hayat şartlarının zorlaşması

* Medyanın genişlemesi

* Bar, kafe gibi yerlerin çoğalması

* Yabancı uyruklu kişilerin organizasyonu

* Kuşak çatışması ve ailevi baskı

* Terör örgütlerinin faaliyetleri

* Büyük şehirlere göç

* Gençlerin yeteri kadar bilgilendirilmemesi

KİMLERİN MADDE KULLANDIĞINDAN ŞÜPHE EDİLMELİDİR ?

* Kişilikte açıklanamayan değişiklikler

* Huzursuzluk ve sinirlilik

* Konsantrasyonda (dikkati toplamada) bozulma

* Kompulsif (tekrarlayıcı) davranış

* Şiddetli uykusuzluk ve kilo kaybı

*İş ve evde görevlerini yerine getirememe

*Artan borçlar ve bunları ödeyememe

   Bağımlılık yapıcı maddeler arasında tütün, alkol, morfin ve türevleri, amfetaminler, esrar, eroin ve benzerleri, kokain ve uçucu solventleri sayabiliriz. Bunların bir kısmı santral sinir sisteminde  uyutucu, uyuşturucu özellik gösterirken, bir kısmıda uyarıcı tabiattadır. Uçucu solventler dediğimiz maddeler hem kolay ulaşılması açısından, hem de psikolojik ve fizyolojik zararları açısından en tehlikelilerden biridir.

   Tabii ki burada özellikle sigara üzerinde durmamız gerekiyor. Yukarıda da belittiğim gibi sigara içicilerin madde kullanımına karşı  hem eğilimi hem de zemini olmaktadır.   

   TÜTÜN (SİGARA) bağımlılığında daha çok psikolojik bağımlılık olup içindeki nikotinden dolayı oluşur. Ancak vücutta bir çok sistemde özellikle de akciğer kanserlerinin başlıca sebebidir. Bu zararlı etkisini içinde bulundurduğu polisiklik aromatik hidrokarbonlar aracılığı ile yaparlar. Bunlar arasında aşağıdaki maddeler ve kullanım yerlerini sayabiliriz.

 

Karbonmonoksit                                             Egzos Gazı

Arsenik                                                           Zehir imalatında

Metanol                                                         Roket Gazı yapımında

DDT                                                               Böcek ilaçlamada

Kadmiyum                                                     Araba Akülerinde

Bütan Gazı                                                    Tüp ve Çakmak Gazı

Aseton                                                            Oje ve Kimyasal sökücü

Naftalin                                                          Güve ilaçlamada

Amonyak                                                        Kimyasal Temizlik işlerinde     

Tütün ya da sigara içimine bağlı aşağıda belirtilen ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirir.

         Major öldürücü hastalıklar

*Akciğer kanseri, Koroner Kalp Hast., KOAH

         Diğer öldürücü hastalıklar

*Diğer kanserler, diğer kalp-damar hast., akciğer hast.

         Başka  hastalıklar

*Peptik ülser, osteoporoz

         Diğer sağlık sorunları

*Üremeye etkileri, pasif etkilenme

 

 SİGARA VE KANSERLER

Neden olduğu kanserler; akciğer kanseri başta olmak üzere,  ağız, larinks, farinks, özofagus ve mesane kanserleri

Katkıda bulunduğu kanserler; böbrek ve  pankreas

İlişkili olduğu diğer kanserler; mide ve  serviks

SİGARA VE  Tıkayıcı akciğer hastalıkları (KOAH)

%80-90’ından Sigara sorumludur.  KOAH en önemli beşinci ölüm nedenidir. Bu gidişle 2020 yılında üçüncü ölüm nedeni ve beşinci en sık görülen hastalık nedeni olacaktır

Sigara (Tütün) ; Bir yılda 4,5 milyon kişinin:  günde 11 bin, her 8 saniyede 1 kişinin ölümünden sorumludur.

SİGARA VE KORONER  HASTALIKLAR

Sigara içenler içmeyenlere göre % 70 daha fazla koroner hastalıklardan ölürler.  65 yaşından gençlerde koroner hastalıklar % 40-45 sigaraya bağlıdır. Sigarayı bırakmak koroner hastalık riskini bir yılda % 50 azaltır, 5 yılda ise risk normale iner.

SİGARA  VE  İNME (FELÇ)

Sigara içenlerde inme riski içmeyenlere göre % 50  fazladır. Risk günde içilen sigara sayısı ile artar. Sigarayı bırakmak da inme riskini 5 yılda  hiç içmemişler düzeyine düşürür.

SİGARA VE GÖZLER

Körlükle sonlanabilen maküler dejenerasyon  sigara içiçilerde 2-3 kat artmıştır. Katarak sigara içicilerde %40 daha fazla  görülür.

SİGARA VE KEMİKLER

Menapoz sonrası kadınlarda; sigara içenlerde kemik dansitesi daha düşüktür. Sigara içen kadınlarda kalça kırıkları riski daha yüksek

PASİF SİGARA İÇİMİ VE SAĞLIK

Çevresel sigara dumanı da kanserojen. Eşi sigara içen kadınlarda akciğer kanseri riski %20-70 artar.Sigara içmeyenlerde ortaya çıkan tüm akciğer kanserlerinin %20-30’u çevresel sigaraya bağlıdır. ABD Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü sigara dumanını “işyeri kanserojeni” olarak tanımlamıştır.  Pasif sigara içimi kalp damar hastalığı riskini %30-50 artırmaktadır.

Annelerin gebelikte ve doğum sonrası sigara içmesi ani bebek ölüm sıklığını arttırır.

  

BAĞIMLILIĞA KARŞI ÖNLEMLER

1- Satışlarının denetlenmesi; Bunu ancak ve ancak asayiş güçleri yapabilir.

2- Bilgilendirme; Bu konuda özellikle anne-babalar, öğretmenler, sivil toplum kuruluşları ve biz bu konuda gençlerde farkındalık oluşturmalıyız. Siz gençleri bilgilendirilmeliyiz. Siz gençler biz büyükler sizlere güveniyoruz ve inanıyoruz. Sizler biz büyüklerin gözbebeklerisiniz. Önce kendinize inanın, sizlerin aslında o kadar güçlü iradeleriniz var ki. Birçok şey sizin elinizde. 15- 25 yaşındaki gençler hedef sizlersiniz. Arkadaşlarınızın dahi ağrı kesici olarak bile uzattığı ambalajı açık ve sizin bilmediğiniz hiçbir ilacı içmeyiniz. Çünki insana en büyük zararlar  yine en çok tanıdıkları ve bildikleri insandan ve idollerinden gelir. Sokaktaki herhangi bir kişiden nasıl zarar gelebilir ki?

Kendilerinize uygun uğraş kulüpleri bulabilir, amatörce de olsa tiyatro ile ilgilenebilirsiniz. halk oyunlarına veya sporun herhangi bir dalına yönelebilir, izcilik klüplerine katılabilirsiniz. El sanatları veya çağdaş drama yapabilirsiniz. Son söz olarak da;

‘’ Ben bağımlı olmam’’            

 ‘’ Ben bunu kontrol edebilirim’’

‘’ Bir kezden bir şey olmaz’’               

DEMEYİN !

 

 

HERKES BAĞIMLI OLABİLİR

 


Tarih:07.01.2011

Yazarın Diğer Makaleleri
Ziyaretçi Sayısı: Bugün:15 Toplam: 248312