MAKALE DETAYI
 Ümit GÜNEY

Hemen her çocuğun hayali doktor, polis, itfaiyeci ya da öğretmen gibi mesleklerden biri olmaktır

      Hemen her çocuğun hayali doktor, polis, itfaiyeci ya da öğretmen gibi mesleklerden biri olmaktır. Sanırım çocuklar çok erken yaşlarda sağlık, güvenlik gibi temel ihtiyaçların gerekliliğini sezmeye başlıyor ve bu meslek insanlarına bir nevi hayranlık beslemeye başlıyorlar. Düşünsenize çocukluğunda “antropolog”, “genetik mühendisi”, ya da ne bileyim “baca temizleyicisi” olmak istiyorum diyen çocuk gördünüz mü? Şahsen ben görmedim.

      Hele siz benim beş yaşındaki kızımın bu “büyüyünce ne olacaksın” sorusuna verdiği cevap oldukça ilginçtir. Benim uyanık kızım büyüyünce ne olmak istiyorsun diye annesi sorduğunda “doktor”, abisi sorduğunda “yazar” ve ben sorduğumda ise “polis olacağım” diye üç ayrı cevap verebilmektedir.

     Çocukluktan gençliğe adım atıp, hayatı, kurumları, iş sahalarını öğrendikçe meslek ideallerimiz de değişir. Birçok genç, kişisel becerilerine, ailelerinin tercihlerine ya da hayat şartlarına göre kendileri için en iyi olduğunu düşündükleri mesleklere yönelmektedirler. Emniyet Teşkilatı mensupları da elbette seçimlerini bu şekilde yapmışlardır.

    Şahsen ben Polis Koleji’ni bitirip Polis Akademisi’ne gireceğim sene mimar, doktor, öğretmen olmak gibi tercihler kendime sıralamıştım. Lakin kısmet değilmiş, başladığım işime halen devam ediyorum. Hem de mezun olduğum ilk günün heyecanıyla.

    Tabi ki bu durum her personelimiz için aynı olmayabilir. Genel olarak teşkilat mensuplarımızın hangi kıstaslara göre tercih yapmış olduklarını araştıracak olursanız yukarıdaki her tercihten de bulabilirsiniz. Kimi çocukluk hayali, kimi kişisel yetenekleri, kimi ekmek parası diye cevaplandıracaklardır.

    Ancak soruyu biraz değiştirip, “yaptığınız iş size mutluluk veriyor mu” diye soracak olursak, “evet” cevabı verecek olanlara yine çocukların ideal meslekleri olan, doktor, polis, öğretmen ya da itfaiyeci olacaktır. Tabi ki toplumları ayakta tutan ister özel, ister kamu her meslek grubuna ihtiyaç vardır ve biri diğerine manen bile olsa üstün sayılamaz. Fakat yine de inşaat mühendisi yaptığı binadan, gazeteci verdiği haberden, mobilyacı imal ettiği eşyadan dolayı aldığı manevi haz ile hastasını iyileştiren doktor, vatandaşın imdadına yetişen polis-itfaiyeci, ya da öğrencisinin büyüyüp iyi bir vatandaş olduğunu gören öğretmenin duyduğu mutluluk az biraz da olsa farklıdır.

     Yakaladığımız her gram uyuşturucu maddesinde bir gencin hayatının kararmadığını, yazdığımız her trafik cezasında bir sürücünün kazasını önlediğimizi, tutukladığımız her katilin bir sonraki cinayetinde hiç tanımadığınız birilerinin hayatını kurtardığımızı bilmek, hatta sadece düşünmek bile bizim mutlu olmamız için yeterlidir. Bazı zamanlar gece gündüz demeden, çocuklarımızın yüzünü görmeden, bayramlarda ana babamızın ellerini öpmeden çalışırken bizi motive eden yegâne duygu “bir sonraki günün toplumun daha mutlu, huzurlu” olacağını düşünmektir.

Polislik, belki birçoğumuzun, en güzel mesleği değildir, lakin,
Dünyanın en güzel mesleğidir.


Tarih:11.03.2010

Yazarın Diğer Makaleleri
Ziyaretçi Sayısı: Bugün:94 Toplam: 147503